Mark Zuckerberg, “yüzlerce gigawatt”lık nükleer enerjili veri merkezlerinin peşinde

Mark Zuckerberg, “yüzlerce gigawatt”lık nükleer enerjili veri merkezlerinin peşinde

Mark Zuckerberg, “yüzlerce gigawatt”lık nükleer enerjili veri merkezlerinin peşinde

Meta CEO’su Zuckerberg, “Bu on yıl içinde onlarca gigavatlık, uzun vadede yüzlerce gigavatlık kapasite inşa etmeyi planlıyoruz” dedi. Peki bu ne anlama geliyor?

Meta, hızla büyüyen yapay zeka veri merkezi ağının planlanması, kurulumu ve işletilmesini yönetmek üzere “Meta Compute” adını verdiği yeni bir girişim başlattı.

 

Şirketin CEO’su Mark Zuckerberg, Threads’te yaptığı paylaşımda, gelecek yıllarda altyapı yatırımlarının Meta için stratejik bir avantaja dönüşeceğini vurguladı.

 

Zuckerberg, “Meta bu on yıl içinde onlarca gigavatlık, uzun vadede ise yüzlerce gigavatı aşabilecek kapasite inşa etmeyi planlıyor. Bu altyapıyı nasıl tasarladığımız, finanse ettiğimiz ve ortaklıklar kurduğumuz, rekabette belirleyici olacak” ifadelerini kullandı.

 

Açıklama, Zuckerberg’in kısa süre önce Goldman Sachs’ta 16 yıl görev yapan ve ABD Başkanı Donald Trump’a danışmanlık yapan Dina Powell McCormick’in Meta’ya Başkan ve Başkan Yardımcısı olarak katıldığını duyurmasının hemen ardından geldi.

 

Peki bu proje pratikte ne anlama geliyor?

 

YENİ GİRİŞİMİN YAPISI

 

Zuckerberg’e göre Meta Compute’un başında iki üst düzey yönetici yer alacak: Meta’nın küresel altyapıdan sorumlu yöneticisi Santosh Janardhan ve 2025 ortasında şirketin “Superintelligence” ekibine katılan Daniel Gross.

 

Janardhan, teknik mimari, yazılım altyapısı, çip (silicon) programı, geliştirici verimliliği ile Meta’nın küresel veri merkezleri ve ağlarının inşası ve işletilmesinden sorumlu olmaya devam edecek. Gross ise uzun vadeli kapasite stratejisi, tedarikçi ortaklıkları, sektör analizi, planlama ve iş modelleri üzerine odaklanacak yeni bir ekibi yönetecek.

 

Her iki isim de Dina Powell McCormick ile yakın çalışacak. Zuckerberg, McCormick’in özellikle “hükümetler ve egemen fonlarla ortaklıklar kurarak Meta’nın altyapısının inşası, devreye alınması, finansmanı ve yatırımları” üzerinde yoğunlaşacağını belirtti.

 

DEV HARCAMALAR, BELİRSİZ SONUÇLAR

 

Meta, “herkes için kişisel süper zeka” hedefi doğrultusunda büyük harcamalar yapmayı sürdürüyor. Şirket, 2025 mali yılında bu amaçla 72 milyar dolarlık sermaye harcaması öngörüyor; sonraki yıl bu rakamın daha da artması bekleniyor.

 

Ancak rakipleriyle kıyaslandığında, Meta’nın bu yatırımların karşılığında henüz güçlü bir sonuç ortaya koyamadığı da dikkat çekiyor. Açık kaynaklı Llama 4 modellerinin beklenen etkiyi yaratamaması, OpenAI ile yaşanan yetenek savaşı ve makine öğrenimi alanının önde gelen isimlerinden Yann LeCun’un ayrılması, şirketin yeni nesil temel modellerini belirsizliğe sürüklemiş durumda.

 

Zuckerberg’in, bir dönem öne çıkardığı açık kaynak yaklaşımından geri adım atarak Avocado ve Mango kod adlı, kapalı ve tescilli modellere yöneldiği öne sürülüyor. Buna rağmen Meta, Segment Anything Model (SAM) serisi gibi bazı projeleri açık kaynak olarak yayımlamayı sürdürüyor.

 

GİGAVAT ÖLÇEĞİNDE VERİ MERKEZLERİ VE NÜKLEER ENERJİ

 

Llama 4’teki hayal kırıklığına rağmen Zuckerberg, üretken yapay zeka hedeflerinden vazgeçmiş değil. Meta hâlihazırda Ohio, Louisiana ve Texas başta olmak üzere birçok bölgede gigavat ölçeğinde veri merkezi projeleri yürütüyor.

 

Bu hızlı büyümeyi desteklemek için şirket, geçtiğimiz hafta TerraPower, Oklo ve Vistra ile uzun vadeli nükleer enerji anlaşmaları imzaladı. Daha önce Constellation Energy ile yapılan anlaşmalar da eklendiğinde, Meta’nın sözleşme altına aldığı nükleer enerji kapasitesi yaklaşık 6,6 gigavata ulaşıyor.

 

Uzmanlara göre Meta Compute girişimi, Meta’nın yalnızca yazılım ve model geliştirme değil, aynı zamanda enerji ve altyapı ölçeğinde de yapay zeka yarışında iddialı bir oyuncu olma hedefini açıkça ortaya koyuyor.

 

RİSKLER NELER?

 

Meta Compute, Meta’nın yapay zeka için devasa ölçekte veri merkezleri kurmasını ve hesaplama gücünü tek elde toplamasını amaçlıyor. Bu da birkaç büyük şirketin (Meta, Google, Microsoft, OpenAI gibi) küresel yapay zeka altyapısını fiilen kontrol etmesi anlamına geliyor.

 

Bu durum kullanıcı açısından şu riski doğuruyor: Yakın gelecekte hangi yapay zeka araçlarının “standart” olacağına birkaç şirket karar verebilir.

 

Bunun yanı sıra Meta Compute için planlanan veri merkezleri çok büyük enerji tüketecek. Bu yüzden Meta nükleer enerji anlaşmaları yapıyor. Bunun sonucunda yapay zeka hizmetleri son kullanıcı açısından maliyetsiz gibi görünebilir ama enerji altyapısı üzerindeki yükün artması olası. Elektrik fiyatları ve kaynak rekabeti bu veri merkezlerinden dolaylı olarak etkilenebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

https://www.effectivegatecpm.com/thfhkemiw?key=030135e46146832b1d38bc0b3f45330e