
Giresun’da sanatçı Eray Aktaş’ın vefatının ardından bağışlanan organlarıyla hayata tutunan 19 yaşındaki Elif Dal, sanatçıyı anma törenine katıldı.
Geçtiğimiz yıl 18 Ocak’ta beyin ölümü gerçekleşerek hayatını kaybeden Giresun Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncusu Eray Aktaş’ın adına, arkadaşları ve sevenlerinin katılımıyla anma programı düzenlendi. Programda Aktaş’ın sanata ve hayata bıraktığı izler konuşulurken, beyin ölümü sonrası vasiyetinin üzerine bağışlanan organlarıyla umut olduğu Elif Dal’ın hikayesiyle organ bağışının önemi de bir kez daha vurgulandı. Eray Aktaş, geçtiğimiz yıl 16 Ocak’ta geçirdiği beyin kanaması sebebiyle Giresun Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştı. 2 gün sonrasında da beyin ölümü gerçekleşen Aktaş’ın ailesiyle görüşüp rızaları da alınarak organları bağışlanmıştı. Karaciğeri, böbrekleri ve korneaları bağışlanan Aktaş’ın organları, 4 kişiye de umut olmuştu.
“BEN BİR CAN KAYBETTİM, BİR CAN DA HAYATA TUTUNDU”
Eşi Eray Aktaş’ın organlarını bağışlama kararını anlatan Bahar Yaman Aktaş, “Eray’ın istediği gibi oldu” diyerek şöyle anlatıyor:
“”İnsanın bir tarafı üzülüyor, bir tarafı seviniyor. Hüzünle sevinci bir arada yaşıyorum. Çocuğumuz yoktu. Eşimi kaybettim ama bir kız çocuğu sahibi oldum. Eray kız çocuklarını çok severdi. Sanki giderken Elif’e yetişmek istemiş, onu kurtarmak için koşmuş gibi. Ben bir can kaybettim ama karşı tarafta bir can hayata tutundu. O organlar toprağa değil, hayata karışmalıydı ve Eray’ın istediği gibi oldu”
“HİÇ TANIMADIĞIM BİRİ BANA İKİNCİ ŞANSI VERDİ”
Aktaş’ın bağışlanan karaciğeriyle hayata tutunan Elif Dal, Aktaş’ı anma gecesine katıldı. Hiç tanımadığı bir insanın kendisine ikinci bir hayatı vermesinin kendisi için büyük anlamı olduğunu dile getiren Aktaş, şöyle konuştu:
O dünyadan ayrılmadan önce yaptığı bu onurlu ve cesur karar sayesinde bugün nefes alıyorum, hayal kurabiliyorum. Eğer bugün hayattaysam, bu Eray abinin vesilesiyledir. Anestezi ya da tıbbi sekreterlik okumak istiyorum. Zaten sağlık alanına ilgim vardı ama bu süreçten sonra hastanelere bakışım tamamen değişti. Nakil sürecinde sınava giremedim, hastanede yatıyordum. Şimdi yeniden hazırlanıyorum. Eray abinin bana verdiği bu hayatı, başka hayatlara dokunarak anlamlandırmak istiyorum.”
Organ nakli sürecine dikkat çeken Dal, süreciğn maddi manevi zorluğuna değindi. Uzun süre nakil bekleyen insanların, enfeksiyon kapma riskiyle insanlardan izole yaşamasıyla daha da yalnızlaştığını belirterek bu farkındalığı vurgulayan Dal, bu konuda bilinçli olmalıyız diye ekledi.