
Bilim insanlarına göre Kuzey Kutup Bölgesi, iklim değişikliğinin etkisiyle geri dönüşü zor yeni bir döneme girmiş durumda. ABD Başkanı Donald Trump’ın satın almak için baskı kurduğu Grönland da aşırı hava olaylarından en fazla etkilenen “sıcak noktalar” arasında yer alıyor.
Uluslararası bir araştırma ekibinin yayımladığı kapsamlı çalışmaya göre, dünyanın en kuzeyinde aşırı hava olayları belirgin biçimde artıyor ve bu artış artık “olağan dışı” olmaktan çıkıp kalıcı bir düzene dönüşüyor.
Science Advances dergisinde yayımlanan araştırma, 70 yılı aşkın iklim verisini analiz ederek Arktik’te (Kuzey Kutup Bölgesi) yeni bir aşırı hava rejiminin başladığını ortaya koydu. Çalışmaya göre özellikle son 30 yılda, daha önce hiç aşırı hava yaşamamış bölgelerde bile sıcak hava dalgaları, kuraklık ve olağandışı kar koşulları görülmeye başlandı.
“DAHA ÖNCE HİÇ GÖRÜLMEMİŞ KOŞULLAR”
Sheffield Üniversitesi’nden ekolojist Prof. Gareth Phoenix, bulguların ciddiyetini şu ifadelerle özetledi:
“Araştırmamız, Arktik’te aşırı hava olaylarının sıklığının keskin biçimde arttığını gösteriyor. Bölgenin üçte birinde bu olaylar çok yakın zamanda ortaya çıktı. Bu, Arktik’in daha önce hiç deneyimlemediği yeni bir aşırı hava çağına girdiği anlamına geliyor.”
Araştırmacılar, aylık ortalamalara yansımayan kısa süreli ama yıkıcı aşırı olaylara özellikle odaklandı. İncelenen veriler arasında sıcak hava dalgaları, kuraklık, kar örtüsündeki ani değişimler ve mevsimsellikteki bozulmalar yer aldı.
BAZI BÖLGELER DAHA ÇOK ETKİLENİYOR
Haritalama çalışmaları, Orta Sibirya, Batı İskandinavya ve Grönland kıyılarının aşırı hava olaylarından en fazla etkilenen “sıcak noktalar” arasında olduğunu gösteriyor. Kanada Yüksek Arktik Takımadaları da kırılan deniz buzları ve orman yangını dumanlarıyla dikkat çeken bir başka risk bölgesi olarak öne çıkıyor.
Artan sıcaklıklarla birlikte daha sık görülen “kar üzerine yağmur” olayları, yüzeyde buz tabakası oluşturarak besin kaynaklarını kilitliyor. Bu durum, özellikle likenle beslenen ren geyikleri gibi Arktik hayvanlar için hayati bir tehdit oluşturuyor.
EKOSİSTEMLER DEĞİŞİME HAZIR DEĞİL
Araştırma doğrudan ekolojik sonuçları incelemese de, bilim insanları etkilerin son derece yıkıcı olabileceği konusunda hemfikir. Çünkü Arktik bitki ve hayvan türleri, bu tür ani ve uç hava koşullarına uyum sağlayacak evrimsel donanıma sahip değil.
Finlandiya Meteoroloji Enstitüsü’nden iklim bilimci Juha Aalto, mevsimselliğin Arktik ekosistemler için hayati önem taşıdığını vurguladı:
“Büyüme mevsimi ve kar koşulları, kuzey türlerinin hayatta kalması için kritik. Bu dengelerin bozulması, ekosistemlerin işleyişini temelden sarsıyor.”
“ARKTİK KARARMASI VE KARBON DENGESİ TEHLİKEDE”
Önceki araştırmalar, Arktik’in dünya ortalamasından çok daha hızlı ısındığını ortaya koymuştu. Bu süreç, bitki örtüsünün gerilemesini ifade eden “Arktik kararması” olarak tanımlanıyor. Yeni çalışmaya göre aşırı hava olayları, bu sürecin en önemli tetikleyicileri arasında.
Bitki örtüsündeki kayıp yalnızca besin zincirini değil, aynı zamanda Arktik’in karbon tutma ve salma dengesini de bozuyor. Bu da küresel iklim sistemi üzerinde zincirleme etkilere yol açıyor.
Helsinki Üniversitesi’nden jeobilimci Miska Luoto, tabloyu “Bu bulgular, iklim değiştikçe Arktik ekosistemlerin daha önce hiç karşılaşmadıkları koşullara maruz kalacağını gösteriyor. Bunun doğa üzerindeki uzun vadeli etkileri çok ciddi olabilir” ifadeleriyle özetledi.
Araştırmacılar, Arktik’teki bu yeni aşırı hava çağının, küresel ısınmanın gezegen ekosistemlerinde yol açtığı geri döndürülemez değişimlerin en çarpıcı örneklerinden biri olduğu görüşünde.