
Aziz İhsan Aktaş davası bugün altıncı celse ile sürüyor. Görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı tutuklu sanık Rıza Akpolat’ın savunmasının bitmesiyle davadaki tutuklu 33 sanığın savunmalarının alınması tamamlanmış oldu
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6’sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da arasında bulunduğu 200 sanığın yargılandığı davanın altıncı duruşmasında, tüm tutuklu sanıkların savunmalarının alınması tamamlandı.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat savunma yaptı.
“HAKKIMDA İKİ SUÇLAMA VARKEN, SUÇUN KAPSAMI GENİŞLEMİŞ”
337 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Akpolat, “Benim hakkımda sadece iki tane suçlama varken bugün suçun kapsamı genişlemiş.” dedi.
“Bugüne kadar bana suçlamalarla ilgili ilk tutuklandığım gün verdiğim ifadenin dışında hiç kimse benden bir ifade istemedi.” diyen Akpolat, savunmasında şunları söyledi:
“- Ben Beşiktaş halkının iradesiyle iki dönem üst üste rekor oylarla seçilmiş bir belediye başkanıyım. Bugün huzurunuzda bu iradeyi temsil eden bir siyasetçi olarak değil, yaklaşık 13 aydır özgürlüğü elinden alıkonulmuş bir yurttaş olarak bulunmaktayım. Hakkımda ihaleye fesat karıştırma, suç örgütü üyeliği, rüşvet, dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı gelirlerini aklama gibi suçlamalar iddia edilmektedir. Bu çok üzüntü verecek veren bir husustur.
– Benim cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira, hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş yoktur. Bu şekilde gündemde olmamız bizim için en derin vicdani yaradır.
“HİÇ KİMSE BENDEN BİR İFADE İSTEMEDİ”
– Sürecin başından itibaren bir suç örgütü iddiası var. Ben tutuklandığım gün, benim hakkımda sadece iki tane suçlama varken bugün suçun kapsamı genişlemiş, başka suç isnatları da dosyaya eklenmiştir. Bugüne kadar bana suçlamalarla ilgili ilk tutuklandığım gün verdiğim ifadenin dışında hiç kimse benden bir ifade istemedi. Soruların cevabı bana sorulmadı.
– İddianamenin tamamında şahsım, ailem, aile bireylerim, eşim, baldızım, kayınbiraderim, bacanağım, çalışma arkadaşlarım, Beşiktaş Belediyesi’nde iş yapan iş insanları. Hepsi bir şekilde suç unsuru haline getirildi, kriminalize edildi ve kamuoyunda günlerdir, günlerce, haftalarca, aylarca konuşuldu. Bizimle ilgili delil yoktu, bize bir itham vardı. Hem aile bireylerim, hem çalışma arkadaşlarımla ilgili buna benzer çok fazla iddiayla, iftirayla karşı karşıyayız.
– Beni gözaltına almak yerine, bana sorulsa, ‘bu ev senin mi’, koğuşta duruyorum 13 aydır. Beni çağırsa savcı, sorsa, ‘bu araç senin mi’, ‘sen bu aracı kullandın mı, sen bu evde kaldın mı, bu ev senin mi’ dese bir kelimeyle cevap verip bütün konuyu kapatacağım konular 13 aydır bana sorulmadı.”
Balayı hediyesi olarak tekne aldığı iddialarının da bulunduğunu belirten sanık Akpolat, hayatında 3 kere tekneye bindiğini, teknenin kendisinin olmadığını öne sürdü.
Akpolat, yapılan her ihalenin sayısız kez denetlendiğini, soruşturmaya konu olacak tek bir bulguya rastlanmadığını iddia ederek “Hakkımdaki iddiaların temel dayanağı gizli tanık ve iftiracı beyanlarıdır. Karşınızda olmamın somut nedenleri yok. Kimliği gizli tutulmuş birtakım kişilerin beyanları ve iftiralarıdır.” diye konuştu.
Aziz İhsan Aktaş’ı belediyeye iş yapan müteahhit olarak tanıdığını belirten Akpolat, Aktaş’ın konkordato tehdidiyle karşı karşıya olduğu için itirafçı olmaya karar verdiğini öne sürdü.
-Şirketime ait 2 aracın edinilmesi ve sonra elden çıkarılması iddiaları var. Bu araçlar bana rüşvet olarak verilmiş iddiaları… Öncelikle benim başkan seçildiğim günden itibaren kullandığım araçlarım kendi araçlarımdır. Belediyenin kiralama yoluyla aldığı hiçbir araca binmedim. Araçları sattık, ticarette değerlendirmek için satılmasını istedim. Belediye çalışanından değil, şirket çalışanımdan istedim. Kime satıldı, süreci bile bilmiyorum. Banka kayıtlarında bu durum sabittir. Bunların hepsi ticari işlemlerimdir.
KAYINBİRADERİ VE ŞOFÖRÜ DE SAVUNMA YAPTI
Duruşmanın öğleden önceki celsesinde tutuklu sanıklardan Akpolat’ın kayınbiraderi Kazım Gökhan Yankılıç ile Akpolat’ın makam şoförü Mehmet Ataş savunma yaptı.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak ile suçlandığını ifade eden Yankılıç, “Sanki kendimizin Rıza Akpolat’tan önce bir hayatı yokmuş gibi gösteriliyor. Sanki bütün ihtiyaçlarımızı Rıza Akpolat karşılıyormuş gibi lanse ediliyor.” ifadelerini kullandı.
Yankılıç, 8 aydır tutuklu olduğunu belirterek, tahliyesine karar verilmesini talep etti.
AKPOLAT’IN ŞOFÖRÜ SAVUNMA YAPTI
Tutuklu sanıklardan Mehmet Ataş, Rıza Akpolat’ın makam şoförü olduğunu belirterek, “Benden hariç birden fazla makam şoförü bulunuyordu. Bütün para transferleri kişisel ödemeleridir. Bana verdiği talimatlar doğrultusunda ödeme yapardım. MASAK raporundaki ödemeler benim ödemelerim değildir. Rıza Akpolat’ın ödemeleridir.” dedi.
PARA TRAFİĞİ SORUSUNA YANIT
Rapora giren söz konusu ödemelerin ne ödemeleri olduğunu bilmediğini söyleyen Ataş, “Sormam, sorgulamam da mümkün değildir. Banka hesapları dışında Rıza Akpolat’ın talimatıyla elden ödemeler de gerçekleştirdim. Elden ödemeler, kapalı şekilde özel kalem müdürü tarafından şahsıma iletilirdi.” ifadelerini kullandı.
Ataş, diğer şoförlerin amiri olmadığını ve onlardan farkı bulunmadığını savundu.
ŞOFÖRE ACARKENTTEKİ VİLLA SORUSU
Mahkeme başkanı Oguzhan Gül’ün “Acarkent’teki villa kimin?” sorusuna sanık Ataş, “Bir kere gittim oraya, Rıza Akpolat’ı götürdüm. Rıza Akpolat çocuklarına ‘Artık burada oturacağız’ dedi.” şeklinde cevap verdi.
Sanık Rabil Artan, kendi adına satın aldığı bir konut ve aracın suça konu mallar olduğu iddiasıyla suçlandığını ifade ederek, kuyumculuk yaptığını ve ailesinin varlıklı olduğunu dile getirdi.
Evlendiğinde hediye edilen döviz ve takılar ile kuyumculukta kazandığı tüm birikimini fiziki olarak sakladığını belirten Artan, evlenmeden önce eşinin ABD’de yaşadığını, Rıza Akpolat ile de aralarında eskiye dayanan yakın dostluk olduğunu ifade etti.
Artan, şöyle devam etti:
“- 2018 yılında Amerika’ya gittik. Çocuklarımızın eğitimini Türkiye’de almasını istememiz nedeniyle ülkeye dönmeye karar verdik. Güzel bir evimiz olsun diye iddianamedeki söz konusu evi aldık.
– Rıza Akpolat’a çok güvendiğimden onun fikirlerine değer verirdim. Bana ev ve araba konusunda yardımcı olabileceğini düşündüm. Ailem Türkiye’ye dönmeden bu işleri halletmek istedim. 22 milyon liraya ev aldım. İfade veren herkes bu evi kendi adıma aldığını söylemiştir. Benim evim nasıl Rıza Akpolat’ın evi olabiliyor anlamıyorum.”
Kız kardeşi gibi gördüğü Akpolat’ın eski eşi Derya Özhan’ın ev ihtiyacı doğduğunu anlatan Artan, “Derya’ya ve çocuklarına evimizi kullanabileceklerini söyledim. Arabamı da Rıza’nın kullanmasında bir sakınca görmedim. Amerika’da olduğum süre boyunca Rıza arabamı garajda saklamış, bakım yapmıştır. Ona teşekkür etmem gerekirken bugün burada yargılanıyoruz. Aracı, Rıza adına aldığım gerçek dışıdır. Ne evimi ne arabamı Rıza Akpolat’ın parasıyla almadım. Bana bulmam için yardım etti. Kendi kazancımla aldım.” şeklinde savunma yaptı.
Mahkeme başkanı Gül, “Aracın plakası RY 024 şeklinde.” demesi üzerine sanık Artan, “Bunun üzerinde durmadım.” diye cevap verdi.
Dava Rıza Akpolat’ın savunmasıyla devam ediyor.
AZİZ İHSAN AKTAŞ’IN İDDİALARI SONRASI OPERASYONLAR BAŞLAMIŞTI
Geçen yıl en çok gündemde olan konulardan biri de Aziz İhsan Aktaş suç örgütüydü…
Özellikle de Aktaş’ın iddiaları sonrası CHP’li birçok belediyeye operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda sonucunda tutuklanan isimler oldu. Görevden uzaklaştırılan CHP’li 5’i tutuklu 7 belediye başkanının sanıkları arasında olduğu Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası bugün başlıyor. Davada, 40’ı tutuklu 200 isim hakim karşısına çıkacak.
Eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, geçen yıl 13 Ocak’ta gözaltına alındı. O gün kamuoyu, Aziz İhsan Aktaş suç örgütüyle tanıştı.
Tutuklanan Aktaş, ilk ifadesinde tüm suçlamaları reddetse de sonrasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandı, birçok iddia ileri sürdü.
Beşiktaş, Avcılar, Seyhan ve Ceyhan belediyeleri ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakleri İETT ve İSFALT’taki ihalelerde usulsüzlük yapıldığını iddia eden Aktaş, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. İhale süreçlerinin organize edildiği iddialarına yönelik 10 ay sonra dava açıldı.
704 YIL HAPİS İSTENDİ
Örgüt ele başı Aktaş hakkında, rüşvetten sahteciliğe, dolandırıcılıktan kara para aklamaya 704 yıla kadar hapis cezası istendi.
Görevden uzaklaştırılan 5’i tutuklu 7 CHP’li belediye başkanının adının geçtiği 578 sayfalık iddianamede, 200 sanık yargılanacak, bunlardan 40’ı tutuklu.
Eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat hakkında ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet almak gibi 8 suçtan 337 yıla kadar hapis cezası istendi.
Tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar; Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutuksuz yargılanacak. Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkında rüşvet alma suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis cezası istendi.
İddianamede, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın 15 yıla kadar, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in 9 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Görevden uzaklaştırılan Özer hakkında, iddianamenin kabulü sonrası tahliye kararı verilmişti.
İddianamede, Aziz İhsan Aktaş’ın, 2020’den itibaren büyükşehir ve ilçe belediyelerinden ihaleler alarak ele başı olduğu örgüte altın çağını yaşattığı öne sürüldü. CHP’li belediyelere araç ve maddi imkanlar sağlandığı anlatıldı.