Bir sporcu ne zaman yaşlanır? Takvimde mi, kafada mı?

Spor dünyasında yaş, çoğu zaman rakamlarla konuşur. 30’dan sonra “düşüş”, 32’de “son kontrat”, 35’te “veda” kelimeleri dolaşmaya başlar. Oysa sporcuların hikâyesi bize başka bir şey fısıldar; Yaşlanmak her zaman takvimle ilgili değildir.

Bazı sporcular 24 yaşında yaşlanır. Bazıları ise 38’inde hâlâ oyunun içindedir.

 

Fiziksel veriler, sprint sayıları, nabız ölçümleri bize çok şey söyler ama her şeyi anlatmaz.

 

Çünkü asıl kırılma noktası kaslarda değil, zihinde başlar.

 

Bir sporcu ne zaman risk almaktan vazgeçerse, ne zaman “ya hata yaparsam” düşüncesi “ya gol atarsam”ın önüne geçerse, işte o an yaşlanır.

 

Tecrübe ile korku arasındaki çizgi çok incedir.

 

Tecrübe oyunu sadeleştirir, korku ise oyunu kısırlaştırır.

 

Aynı yaşta iki oyuncudan biri oyunu okur, diğeri oyundan kaçar.

 

Farkı yaratan doğum tarihi değil, zihinsel cesarettir.

 

Bu yüzden bazı futbolcular ilerleyen yaşlarında daha etkili olur.

 

Çünkü artık hızla değil, sezgiyle oynarlar.

 

Koşarak değil, doğru yerde durarak kazanırlar.

 

Ve en önemlisi, kaybetmekten korkmazlar.

 

Modern spor, gençliği yüceltirken deneyimi hızlıca kenara itiyor.

 

Oysa büyük maçları kazananların çoğu, oyunu en hızlı oynayanlar değil; oyunu en sakin yaşayanlardır.

 

Bir sporcu, bedeninin sınırlarını kabul ettiğinde ama zihninin hâlâ özgür olduğunu hissettiğinde, yaşlanmaz, olgunlaşır.

 

Asıl yaşlanma, “eskisi gibi değilim” cümlesiyle başlar.

 

O cümle kurulduğunda, bacaklar daha ağır basar,

 

Kararlar gecikir, refleksler yavaşlar.

 

Bu yüzden bazı kariyerler sessizce söner.

 

Ne sakatlık vardır, ne dramatik bir düşüş.

 

Sadece içten içe vazgeçiş…

 

Spor tarihine baktığımızda uzun ömürlü kariyerlerin ortak bir noktası vardır:

 

Bu sporcular yaşla kavga etmez, onunla pazarlık yapar.

 

Kendilerini yeniden tanımlar, rollerini değiştirir, oyunun içinde başka bir yol bulurlar.

 

Sonuçta sporcu, takvim yaprakları eskidiğinde değil; kendine olan inancı azaldığında yaşlanır.

 

Ve belki de bu yüzden, bazıları oyunu erken bırakır, bazıları ise sahayı hiç terk etmez.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

https://www.effectivegatecpm.com/thfhkemiw?key=030135e46146832b1d38bc0b3f45330e