İngiltere deplasmanında Manchester City’ye 2-0 mağlup olan Galatasaray yolunda play-off’ta devam edecek. Peki spor yazarları maç için ne dedi?
UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 8. ve son haftasında Galatasaray deplasmanda karşılaştığı İngiliz ekibi Manchester City’ye 2-0 mağlup oldu. Sarı-kırmızılılar, lig etabında 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda topladığı 10 puanla 20. oldu. Galatasaray, bu sonuçla son 16 play-off turunda yoluna devam edecek.
Spor yazarları maçı değerlendirdi, taraftarın ligdeki başarıya değil Avrupa’daki başarıya odaklanmasına vurgu yapıldı.
TARAFTARI TATMİN ETMİYOR
Dördüncü sezonunu yaşayan Okan Buruk, belki ligde dördüncü şampiyonluğuna ulaşacak mayısta. Ancak G.Saray taraftarında Avrupa’daki başarı konusunda hoca üzerinden devam eden tatminsizlik süreci var. Elbetteki başarılı maçları, iyi sonuçları mevcut. Kaldı ki sezon başındaki büyük yatırımlara rağmen şubat başında ilk 24 ve ligde liderlik tablosu “kekremsi bir tat da bıraksa” kabul edilebilir görülürdü.
Hocayı bekleyen büyük tehlike şu… Çoğu taraftarın “Okan’ı” Avrupa’da tatmin edici bulunmuyor. Sonraki turun hocaya bakıştaki açıyı tayin edeceği muhakkak. Yönetimin de transferde alacağı aksiyon, hocanın kaderinin bir diğer etkileyicisi olacak. (Mehmet Ayan-Hürriyet)
CAN PAZARINA DÖNDÜ
Şampiyonlar Ligi’nde lig aşaması sona erdi. İlk 8’de tam 5 İngiliz takımı aralarına Bayern, Sporting ve Barcelona’yı alıp turlarken son 16 can pazarına döndü.
Galatasaray, geçen hafta Atletico Madrid’ten aldığı 1 puan sayesinde City deplasmanına o kadar rahat gitti ki, Okan Buruk Torreira’yı kenarda tutup İlkay’ı eski taraftarlarına karşı alkış alması için sahaya sürdü. Lemina merkezde, Sara sağa, İlkay sola konumlanacakken Doku’nun topla driplingleri tüm Galatasaray hücumcularını derinde oynamaya zorladı. Doku sakatlanıp çıkana kadar Galatasaray savunmasının tüm dengesini alt üst etti. (Serkan Akcan-Fanatik)
BURUK’UN TERCİHLERİ
Etihad Stadı’nda gecenin yıldızı Galatasaray taraftarıydı. Maç boyunca G.Saray sevgisini tüm İngilizlere hiç durmadan gösterdiler. Herhalde Pep Guardiola, ‘Keşke bizim de seyircimiz böyle olsa’ diye düşünmüştür. Okan hocanın tercihleri, maalesef sahaya olumlu yansımadı. İlkay, kaptan olarak çıktı ama bir lider olarak oynayamadı. G.Saray’ın orta alanı büyük zaafiyet yaşadı. Avrupa maçlarında hızlı oyuncularla baş başa kaldığında hep kaybeden Abdülkerim, yenilen ilk golde iki metre önde olmasına rağmen Haaland’ın koşusuna karşılık veremedi.
Guardiola’nın sakatlığı olmasına rağmen Doku’yu ‘gittiğin yere kadar oyna’ anlayışıyla sahayla sürmesi, G.Saray’a ağır bedel ödetti çünkü yenilen iki golde Doku’nun asistleri vardı. Doku sakatlanıp çıktıktan sonra G.Saray oyunu biraz daha dengeledi, City kalesine daha fazla atak yapma girişiminde bulundu. Özellikle ilk yarının G.Saray’da en önemli hamlesi, Osimhen’in rakipten çaldığı topu bitirme noktasına kadar taşıyamaması ve Sane’ye etkili pas verememesiydi.
İkinci yarıda da Osimhen’in 64’te attığı şut, belki gol olmadı ama G.Saray adına en etkili pozisyondu. Okan hocanın geç de olsa Barış, İlkay ve Abdülkerim’i oyundan alması doğru bir hamleydi ve G.Saray’ın ayağa daha iyi pas yapmasını sağladı. Okan hoca maçı yeniden oynamaya çalışsa, oyuna Torreira ile başlar, belki sol stoper olarak Jakops’u kullanır, Barış’ın yerine de Yunus’u tercih ederdi. G.Saray belki kaybetti ama Avrupa’ya devam etmeyi başardı. (Levent Tüzemen-Fotomaç)
KIPIRDAYACAK FIRSAT BULAMADI
Bu maç bize gösterdi ki böyle güçlü sahneleri Türkiye ligiyle mukayese etmemek lazım. Ligimizin lokomotifi Barış, çıkana kadar kıpırdayacak fırsat dahi bulamadı.
Yine en çok kafama takılan bir konu var. Takımın vazgeçilmez dinamosu Torreira bir problemi olduğu için ilk 11’de yok. Peki neden riske edilip iki farklı skor dezavanajı varken son 20 dakika oyuna giriyor? Mantıkla kesinlikle bağdaşmıyor. Galatasaray hedefi artık play-off’tan çıkabilmek. (Ömer Üründül-Sabah)