Konut kredisi düşecek mi? Taksit ve faiz oranları ne kadar olacak? İşte örnek ödeme planı

Konut kredisi düşecek mi? Taksit ve faiz oranları ne kadar olacak? İşte örnek ödeme planı

Konut kredisi düşecek mi? Taksit ve faiz oranları ne kadar olacak? İşte örnek ödeme planı

Ev sahibi olmak isteyenlere yönelik hükümetin adım atacağı ve ilk evini alacaklara ilişkin kredi faizi, kredi tutarı gibi konularda esneklik sağlanacağı iddia edildi. Uzmanlar düşen faizler nedeniyle konut fiyatlarının artacağını, talep patlaması yaşanmasının beklenmediğini belirtti.

Konut sahibi olmak isteyenleri heyecanlandıran açıklama Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılmıştı.

 

Detayları henüz belli olmasa da Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi’nin gündemine ilk kez konut alacaklar için konut kredilerindeki sınırlamalar ele alınmıştı.

 

Milyonlarca kişiyi ilgilendiren konut kredisi beklentisine dair uzmanlar faizlerin düşmesi gerektiğini savundu.

 

Konut fiyatlarında hareketlenme olacağına değinen uzmanlar büyük patlama beklemediklerini de ifade ettiler.

NE KADAR ÖDEME ÇIKAR?

2 milyon liralık kredi örneğinden yola çıkılırsa yüzde 0,99 faiz oranıyla çekilmesi halinde 120 ay vadede aylık ödeme 28 bin 555 lira oluyor. Aynı şartlarda yüzde 1,10 faizde taksit 30 bin 98 lira, faiz yüzde 1,20 olursa aylık ödeme 31 bin 536 lira, faiz yüzde 1,50 olursa aylık ödeme 36 bin 37 liraya yükseliyor.

“2026’YI OLUMLU GÖRÜYORUM”

İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli “Şu anda konuşulan başlıklar çok temel aslında. İlk evini alacak vatandaşların krediye erişiminin biraz daha kolaylaştırılması, vadelerin uzatılması, faiz tarafında makul iyileştirmeler yapılması gibi konular gündemde. Buradaki temel amaç, insanların artık “bir oda alayım, başımı sokayım” noktasında kalmaması. İnsanlara gerçekten bir ev alabilecekleri imkanları konuşmamız gerekiyor. Ben 2026’yı bu anlamda daha olumlu görüyorum.” dedi.

 

“İLK EVİNİ ALACAKLAR BUGÜN DE AVANTAJLI”

 

Keçeli “Bugün ilk evini alacaklar zaten görece daha avantajlı. Ama burada mesele sadece avantaj vermek değil, bunu sürdürülebilir hale getirmek. Gelire uygun ödeme planları, ilk yıllarda daha rahat taksitler gibi modeller insanların karar vermesini kolaylaştırır. İnsanlar ev alırken “acaba altından kalkabilir miyim” kaygısını daha az yaşamalı. Bizim odaklanmamız gereken nokta bu.” sözlerini söyledi.

 

“ÖLÇÜLÜ VE DOĞRU YAPILIRSA PİYASA CANLANIR”

 

Faizlerin düşük kalmasıyla birlikte konut fiyatlarının kontrolsüz artabileceği riskine değinen Keçeli “Bu iş tamamen denge meselesi. Eğer bu adımlar kontrolsüz atılırsa fiyatlara yansıması olur, bunu hep gördük. Ama ölçülü ve doğru bir şekilde yapılırsa piyasayı canlandırır. Burada amaç bir anda her şeyin patlaması değil, bekleyen talebin sağlıklı şekilde harekete geçmesi. 2026’da bu dengenin daha rahat kurulabileceğini düşünüyorum.” dedi.

 

“BÜYÜK KONUT PATLAMASI OLACAĞINI SÖYLEMEK DOĞRU OLMAZ”

 

İNDER Başkanı Keçeli “Bir hareketlenme olur, bunu kimse inkâr edemez. Bekleyen insanlar piyasaya girer. Ama buna büyük bir patlama demek doğru olmaz. Çünkü kimse bütün gelirini taksite bağlamak istemez. Konut alımı uzun vadeli bir karar. Burada asıl önemli olan insanların kendini güvende hissetmesi. O güven oluşursa satış zaten zamanla gelir.” değerlendirmesinde bulundu.

“KRİZ BÜYÜMEDEN AŞILSIN İSTENİYOR”

ArsaVev Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Öztürk “İlk kez konut alacaklara özel daha düşük faizli krediler, kredi üst limitlerinin yükseltilmesi ve vade sürelerinin uzatılması gibi finansmanlar çözüm odaklı yaklaşımlardan kaynaklanıyor. Amaç, mevcut ekonomik koşullarda konuta erişimi zorlaşan kesim için alımı yeniden mümkün hale getirmek. Hep bahsettiğimiz, bir yanıyla konuta erişimin zorluğu, bir yanıyla da arz sıkıntısının sonucu olan konut krizinin büyümeden aşılmasına yönelik isteniyor.” dedi.

 

“KONUT FİYATLARI DA FAİZLER DE YÜKSEK”

 

Fiyatların yüksek olduğuna değinen Öztürk “Mevcut haliyle ne konut fiyatları ne de konut kredisi faizleri vatandaşın erişimine uygun düzeylerde. Yakın zamanda birtakım kolaylıklar ve avantajlar sunuldu. Şimdi ise konuta erişimin önündeki engelleri kaldıracak daha benimsenebilir ve uygulanabilir çözümler aranıyor. Bu bakımdan örneğin özel ek faiz indirimi, ilk yıl taksit erteleme, daha esnek ödeme planları ya da tapu harcı gibi maliyetlerde geçici indirimler sağlanabilir. Bu tür destekler daha fazla dikkat çekebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

 

“FAİZ ORANLARI TALEP İÇİN BELİRLEYİCİ OLACAK”

 

Faizin düşük tutulması halinde talebin artacağını ifade eden Öztürk “Burada faiz oranlarının ne ölçüde indirileceği belirleyici olacak. Belirgin bir fark olması durumunda talebin artmasını bekleyebiliriz. Talep artışı kısa vadede satışları canlandırır ancak konut arzı yeterli olmadığından fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşur ve neticede talep tekrar azalmaya başlar. Bu nedenle finansman kolaylıklarının mutlaka yeni konut üretimini teşvik eden politikalarla birlikte yürütülmesi gerekir. Sektörün canlı kalmasının yolu sürdürülebilir, bütünleşik bir ilerlemeyle mümkün.” dedi.

 

“PİYASADA HAREKETLİLİK YAŞANIR, KONUT FİYATLARI ARTAR”

 

Ödeme imkanlarını zorlayacak kişiler için Öztürk “Belirli birikime sahip bir kesim için bu koşullar yine de bir talep oluşturur ve piyasada bir hareketlilik yaratır. Ancak yeterli konut arzı olmadığı sürece bu hareketlilik kalıcı olmaz; kısa sürede fiyat artışıyla karşılaşılır ve talep yeniden geri çekilir. Sonuçta kısa vadeli talep artışı, satıştan çok fiyat artışına dönüşebilir. Dolayısıyla bu noktadaki kritik mesele, konuttaki arzın da aynı şekilde artmasıdır. Diğer yandan konut fiyatları, önceki yıl reel getiri anlamında düşse de, nihayetinde birçok yatırımcı için hala yüksek bulunacaktır. Bunda krediye erişimin dışında alım gücünü etkileyen çok çeşitli faktörlerin de rolü var. Dolayısıyla sağlanan kolaylıklara ve avantajlara rağmen vatandaşların önemli bir kısmı için konuta erişim sorunu yine de çözümlenemeyecek. Benim burada çözüm önerim, ilk adımın konut üretiminin önündeki en büyük maliyet kalemi olan arsanın doğru bir yatırımla edinilmesiyle atılmasıdır.” ifadesini kullandı.

“UYGUN FİNANSMAN, KREDİ LİMİTLERİNDE ESNEKLİK”

AS Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sert “Burada gündeme gelebilecek başlıklar çok net: İlk kez ev sahibi olacaklara uygun finansman, kredi limitlerinde esneklik, vade avantajı ve peşinat yükünü azaltacak çözümler. Türkiye’de konuta erişimi zorlaştıran ana konu fiyatın kendisinden çok, finansmana ulaşabilmek. Bu nedenle bu tür destekler, piyasaya hem güven hem de hareket getirir.” dedi.

 

“KONUT FİYATLARI KADEMELİ YÜKSELEBİLİR”

 

Sert “Konuta ulaşımı kolaylaştıran her uygulamada talepte artış beklenebilir. Talebe paralel olarak fiyatlarda da kademeli bir yükseliş görülebilir. Bugün konut fiyatları artan maliyetlere rağmen görece dengede. Finansman koşulları iyileşirse ertelenmiş talep devreye girer ve piyasada daha belirgin bir hareketlilik oluşur. Bu nedenle erişimi artıran adımlar atılırken fiyatlara olan etkisinin de dengeli yönetilmesi önemlidir.” sözlerini söyledi.

 

“AYLIK ÖDEMELER GELİR SEVİYELERİNE YAKIN OLMALI”

 

Konut almak isteyenlerin bütçe planı yapması gerektiğini belirten Sert “Bu senaryoda piyasada hareketlenme beklenebilir. Alıcıların konuta ulaşması kolaylaşır ve taleplerde artış olabilir.Aylık ödemelerin gelir seviyelerine daha yakın hale gelmesi, özellikle ilk evini alacaklar için güçlü bir motivasyon yaratır. Bu da satışları artırır ve piyasanın canlanmasına katkı sağlar. Böyle bir ortamda fiyatların da zaman içinde yukarı yönlü bir eğilim göstermesi doğal olacaktır.” dedi.

“İLK EVİNİ ALACAKLAR FAİZ ORANI DIŞINDA AVANTAJLI DURUMDA”

Lüks konut uzmanı Merve Marangozoğlu “Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi’nin yaptığı toplantıda ilk kez konut alacaklar için konut kredilerindeki sınırlamalar ele alınmıştı. Banka dışı finansal kuruluşların makro ihtiyati çerçeveye uyum düzeyleri üzerinde istişarelerde bulunulmuştu. Bunlar arasında faizsiz, katılım esaslı evim şirketleri de yer alıyor. Toplantıda neler konuşulduğu net olarak bilinmiyor. İlk evini alacaklar ikinci evini alacaklara nazaran zaten şu anda avantajlı durumda. İkinci evini alacaklara evin enerji sınıfına göre azami yüzde 22,5’i kadar kredi kullandırılırken ilk evini alacaklara konutun ekspertiz değerinin yüzde 90’ı kadar kredi veriliyor.” dedi.

 

“EN DÜŞÜK FAİZ YÜZDE 2,49 SEVİYESİNDE”

 

Konut kredisi faizlerini değerlendiren Marangozoğlu “Konut kredilerine baktığımızda Merkez Bankası’nın 100 baz puanlık faiz indirimine rağmen en düşük yüzde 2,49 gibi oranları görebiliyoruz. İlk evini almak isteyenlere yönelik vade uzatımı, faiz indirimi, konut kredisi limitinin artırılması gibi kolaylıklar sağlanabilir diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

 

“İNŞAAT ŞİRKETLERİ KAMPANYA DÜZENLEYEBİLİR”

 

Marangozoğlu “Bunun dışında konut üreten şirketlerin ortak bir kampanya yaparak satışta bulunması sağlanabilir. Geçtiğimiz yıllarda da bu örnekler ortaya çıkmış, satılamayan, stokta bulunan konutları kampanya adı altında satmaya çalışsalar da ara ödemeler, yüksek fiyatlar nedeniyle birçok konut yine müteahhitlerin elinde kalmıştı. Ayrıca büyük gayrimenkul şirketleri dışında kalan küçük müteahhitler KDV, vergi ödememek adına kısıtlı kredi kullanımına izin verdiği için de ilk evini alacaklar yararlanamamıştı.” sözlerini söyledi.

 

“HÜLLE YÖNTEMİ YİNE ORTAYA ÇIKABİLİR”

 

Fırsatçı kişiler nedeniyle gerçek eve ihtiyacı olanların imkana ulaşamadığına değinen Marangozoğlu “Düşük faizli, uzun vadeli, yüksek limitli konut kredilerinde akraba, arkadaş arasında hülle yöntemi çok kullanılıyor. Geçtiğimiz yıllarda yüzde 0,69’lu faizler varken de uzun vadeli konut kredileri hülle yöntemiyle kullanılmıştı. Bu durumun önüne geçilmesi için önlemler alınması ve gerçekten ihtiyacı olan ilk evini alacak kişilerin faydalanmasının sağlanması gerekiyor.” dedi.

 

“ÖDEMELER YÜKSEK ÇIKIYOR”

 

Aylık taksitin en iyi ihtimalle 55 bin liraya çıkacağını ifade eden Marangozoğlu şu sözleri söyledi:

 

“En iyi ihtimalle vadenin 240 aya çıktığı, faizin yüzde 0,99 olduğu, 5 milyon liralık kredinin kullanıldığı bir evde aylık ödeme diğer tüm masraflar (Tapu masrafı, emlak komisyonu, krediye ilişkin masraflar, ekspertiz ücreti, zorunlu sigortalar vs… ortalama olarak 370 bin lira civarı tutuyor.) çıktıktan sonra 55 bin lira oluyor. 5 milyonun 20 yılda geri ödemesi 13,2 milyon liraya ulaşıyor. Günümüzdeki maaşları ele alırsak bu tutarı ödeyecek kişi sayısının oldukça az olduğunu düşünüyorum.”

 

“EV SAHİPLİĞİ ORANI DÜŞÜK SEYREDİYOR”

 

Konut satışlarında rekor kırılsa da ev sahipliği oranının halen düşük kaldığını belirten Marangozoğlu “Ev sahipliği oranı yüzde 70’lerden yüzde 50-55’lere geriledi. Kredi faizlerindeki yükseliş, düşük zam yapılan maaşlar, konut sahiplerinin fiyatları her geçen ay artırması gibi birçok etken konuta erişimi zorlaştırıyor. Sosyal konut projeleri dünden bugüne gerçekleşmediği için her yıl yüz binlerce kişinin konut talebi oluşuyor ve bu da kiralarda artışa neden oluyor. Konut kiraları ortalama olarak 30-35 bin lira seviyesine oturdu ve iyi semt ya da sitelerde bu rakamlar üç haneye ulaşıyor. Sosyolojik etkilerin doğru değerlendirilip hızlı aksiyon alınması halinde, maliyetine satışların yapılması durumunda konut sahiplik oranlarının artacağına inanıyorum. Aksi halde kiracıların sayısında artış kaçınılmaz olacaktır.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

https://www.effectivegatecpm.com/thfhkemiw?key=030135e46146832b1d38bc0b3f45330e